|

TÜRKLERDEN
ÖNCE KÜTAHYA:
Anadolu 'nun eski yerleşim yerlerinden birisi olan Kütahya 'nın kuruluş
tarihini kesin olarak belirlemek mümkün olmamıştır. Ancak
tarihinin çok eskilere dayandığı anlaşılmaktadır. Sırasıyla Hitit, Frigya,
Lidya, Pers, Makedonya, Bitinya ve Bergama krallıklarının hakimiyetinde
bulunmuş, daha sonra Roma İmparatorluğu ve onun ikiye ayrılmasından sonra
Bizans İmparatorluğu 'nun hakimiyetine girmiştir.Antik kaynaklar Kütahya
'dan "EZOP" un doğduğu şehir olarak bahsederler. Çocuklar için hayvanları
konu alan masallar yazmış olan Ezop 'un burada doğması, Kütahya 'nın M.Ö. 6
yy 'da mevcut olduğu anlamına gelir.Şehrin adı "Kotis 'in şehri" anlamına
gelen "Kotiaion 'dan" gelmektedir. Burada ilk siyasi hakimiyeti Frigler
kurmuşlardır. M.Ö. 546 yılında Pers kralı Kyros, Frig hakimiyetine son
vererek Kütahya' yı topraklarına katmıştır. Persler "Satraplık" adını
verdikleri, bölümlere ayırdıkları Anadolu 'yu ve tabi bu arada Kütahya 'yı
uzun süre ellerinde tutmuşlardır.Makedonya 'lı Büyük İskender 'in tarih
sahbesine çıkması ve Persleri mağlup ederek Anadolu 'yu hakimiyeti altına
almasıyla Kütahya el değiştirmiştir. (M.Ö. 333) Büyük İskender 'in genç
yaşta ölmesi üzerine imparatorluk parçalanmış ve Kütahya İskender 'in
kumandanlarından Antigonos 'un eline geçmiştir.M.Ö. 278 yılında Bitinya
krallığı Kütahya 'yı topraklarına katmış, daha sonra da Bergama Krallığının
eline geçmiştir.M.Ö. 62 yılında Sezar'ın damadı Pompeus, Kütahya 'yı Roma
İmparatorluğu topraklarına katmıştır. M.S.395 yılında Roma İmparatorluğu
ikiye ayrılınca Kütahya, Bizans (Doğu Roma) imparatorluğunun hakimiyetine
girmiştir.Kütahya, Romalılar zamanında Hiristiyanlığın önemli merkezlerinden
biri haline geldi. Takibata uğrayan Hiristiyanlar Kütahya 'ya sığındılar.
Putperest Roma, şehrin tahsisatını kesti ve şehir ihmale uğrayarak bir süre
bakımsız kaldı.Roma'nın Hiristiyanlığı resmen kabul etmesinin ardından
Kütahya, Piskoposluk merkezi oldu.
Bizans döneminde ise Kütahya 'nın önemi çok arttı. Bizanslılar şehre hakim
ve kale inşasına elverişli buldukları sarp tepeye burçlar ile tahkim edilmiş
iki kat sur içinde bir şato yaptılar. Bu şato, Germiyanoğulları ve
Osmanlılar döneminde yapılan Kütahya kalesinin esasını teşkil
etmiştir.Malazgirt 'te Sultan Alparslan'a yenilen Romanos Diogenes, tahtını
geri almak için giriştiği mücadelelerde yenilip esir düşünce, Kütahya 'ya
getirilip gözlerine mil çekilerek hapsedilmiştir. (Romanos Diogenes, daha
sonra sevkedildiği Kınalı Ada 'da vefat etmiştir.
KÜTAHYA'NIN TÜRKLERİN HAKİMİYETİNE GİRMESİ:
Malazgirt Muharebesinden sonra Türkler, hızla Anadolu 'nun fethine
giriştiler. 1071 yılından sonraki birkaç yıl içinde Anadolunun hemen tamamı
Türkler tarafından fethedildi.Anadolu Selçuklu Devleti 'nin ilk hükümdarı
Kutalmışoğlu Süleyman Şah 'ın kardeşi Melik Mansur, 1074 yılında Kütahya 'yı
fethetti. Kütahya, Anadolu Selçuklu Devleti 'nin bir uç şehri oldu.Yirmi yıl
kadar Türk hakimiyetinde kalan Kütahya, 1096 yılında başlayan birinci Haçlı
Seferi sonucunda tekrar Bizans İmparatorluğu Hakimiyetine geçti.
(1097)Sultan 2. Kılıçarslan'ın, ülkesini onbir oğlu arasında paylaştırması
sırasında Kütahya, Gıyaseddin Keyhüsrev 'in hissesine düştü. Daha sonra
kardeşler arası taht kavgaları sırasında durumdan yararlanan Bizans, Kütahya
'yı ele geçirdi ise de Sultan Alaattin Keykubat zamanında Selçuklu
kumandanlarından İmadüddin Hezar Dinari tarafından üçüncü defa ele
geçirildi. (1230)Uzun yıllar "Kale muhafızı" olarak Kütahya' da kalan Hezar
Dinari Kütahya 'nın imarına çalışmış, bir çok eser bırakmıştır.
Kütahya 'nın Melik Mansur tarafından fethedildiği yıllarda şehir Büyük
Selçuklu İmparatorluğuna bağlı bulunuyordu. Melik Mansur 'un Büyük Selçuklu
İmparatorluğu hükümdarı Melikşah'a karşı ayaklanması üzerine Melikşah
Ümera'dan Emir Porsuk Bey komutasında bir ordu göndermiş, yapılan savaşta
Melik Mansur öldürülmüştür. (1090)
Bu olaydan sonra Emir Porsuk Bey kuvvetleri Kütahya 'ya yerleşmiş, Porsuk
Bey bir müddet Kütahya 'da önemli akarsularından Porsuk Çayı 'nın adı
buradan gelmektedir.
GERMİYANOĞLU BEYLİĞİ DÖNEMİNDE KÜTAHYA:
"Germiyanlı" Türk aşiretlerinden birinin adı iken sonradan bir beyliğin ve
ailenin adı olmuştur. Aşiretin ilk tarihi şahsiyeti olarak, Baba İshak
İsyanı sırasında Malatya 'da faaliyet gösteren Alişir oğlu Muzafferüddin 'in
adına rastlanır. Germiyanlı sülalesinden Kerimüddin alişir 'in adı, Selçuklu
saltana mücadelesinde Moğollar tarafından Müinüddin Süleyman Pervane 'nin
şikayeti üzerine öldürülen Selçuklu Emirleri arasında geçer.Malatya
taraflarında bir bölgeye "Germiyan" adı verildiği Selçuklu ve Bizans
kayıtlarında belirtilmektedir.Germiyanlı adının Malatya taraflarından batı
Anadoluya gelen bu aşirete bu neden verildiği (Kütahya 'lı gibi) tahmin
edilmektedir.Germiyanlı Beyliğini kuran Yakup Bey, Moğollar tarafından
öldürülen Kerimüddin Alişir Bey 'in oğludur. Kendisi Anadolu Selçuklu
Sultanı 3. Gıyaseddin Küyhüsrev zamanında devletin ileri gelen emirlerinden
birisiydi. Görev sahası Ankara ve civarı idi.3. Alaattin Keykubad 'a bağlı
iken 1300 yılında bağımsızlığını ilan etmiş. Kütahya Merkez olmak üzere
beyliğini kurmuştur. Beyliğin ilk müstakil idarecesi olan Yakup Bey devri
(1300-1340) Germiyanoğullarının en güçlü dönemini oluşturur. Yakup Bey 'in
hakim olduğu topraklar, bazı kaynaklarda Yakub-ili adıyla
adlandırılmıştır.Bazı kaynaklarda Bizans'ın Yakup Bey devrinde
Germiyanoğullarına yıllık 100 bin dinar vergi ve hediyeler gönderdikleri
belirtilir. Yakup Bey 'den sonra yerine oğlu Mehmet Bey (1340). Onunda 1361
yılında ölümü üzerine yerine oğlu Süleyman Şah geçti.Osmanlı Sultanı 1.
Murat, oğlu Şehzade Bayezid 'e Süleyman Şah 'ın kızı Devlet Hatunu istemek
üzere bir heyet gönderdi. Süleyman Şah 'da cevabi bir mektupla devrin ileri
gelen alimlerinden İshak Fakih 'i Osmanlı başkentine gönderdi. İshak Fakih
'in getirdiği hediyeler arasında meşhur Germiyanlı atları Denizli bezlere
ile altın ve gümüş eşyalar bulunuyordu.Süleyman Şah, kızının çeyizi olarak
Kütahya, Simav, Emet ve Tavşanlı 'yı Osmanlılara bıraktı. Kendisi Kula 'ya
çekildi. 1381 yılında yapılan düğünden sonra Şehzade Beyezid Kütahya
sancağına idareci olarak gönderildi.Ancak Kütahya, Ankara Savaşı 'ndan sonra
tekrar Germiyanoğulları 'nın hakimiyetine geçti. (1402) Bu sefer beyliğin
başında II. Yakup Bey vardı. Bu durum II. Yakup Bey 'in 1429 yılında ölümüne
kadar sürdü. Yakup Bey 'in vasiyeti üzerine germiyan ülkesi Osmanlı
hakimiyetine geçti.
Kütahya Germiyanoğulları zamanında tarihin en parlak devirlerinden birini
yaşamış, iktisadi ve fikri bakımdan büyük gelişmelere sahne olmuştur.
Beyliğin merkezi olması sebebiyle Kütahya 'da birçok mimari eserler inşa
edilmiş, şair, edip ve fikir adamları bu şehirde toplanarak eserler kaleme
almışlardır.
OSMANLI İMPARATORLUĞU DÖNEMİNDE KÜTAHYA:
Osmanlı yönetimine geçtikten sonra Kütahya bir "Sancak Merkezi" oldu. 1.
Murad 'ın oğlu ve Germiyanlı Beyi Süleyman Şah 'ın damadı olan Bayezin' de
Kütahya Sancak Beyi olarak görevlendirildi. Osmanlı Devletinin Anadolu
Beylerbeyi İshak Paşa 1451 yılında beylerbeylik merkezini Kütahya 'ya
taşıyarak buraya yerleşti. Kütahya uzun süre beyler beylik merkezi olarak
kaldı.Timur Ankara savaşından bir hafta sonra Kütahya 'ya gelmiş, çok
sevdiği bu şehirde bir ay kalmıştır.Kütahya 'da bulunan Ulu Cami 'nin ilk
şekli Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılmıştır. Kayıtlarda Ulu Caminin adı
"Yıldırım Han Camii" olarak da geçer. Anadolu tarafına yapılan seferlerde
Osmanlı ordusunun toplantı yeri ve aynı zamanda önemli bir uğrak yeri olan
Kütahya önemli eserlerle de donatılmıştır. Tarihte bilinen ilk toplu iş
sözleşmesi 13 Temmuz 1766 tarihinde Kütahya 'da imzalanmıştır. O dönem
Kütahya Valisi Ali Paşa 'nın huzurunda yapılan görüşmeler sonucunda işveren
ile işçiler arasında anlaşmaya varılmış, çırak, kalfa ve ustaların ücretleri
ayrı ayrı belirlenmiştir. Söz konusu anlaşmada bahsedilen işçiler
çinicilerdir.Kütahya adı Mısır Valisi Ali Paşa ile Osmanlı Devleti arasında
yapılan savaşlar sonunda 1833 yılında yapılan anlaşma ile uluslararası
alanda duyulmuştur. Zor durumda kalan Osmanlı Devletinin Rusya 'dan yardım
istemesi üzerine, Osmanlı Devleti üzerinde Rus nüfusu olmasını istemeyen
İngiltere ve Fransa, Mehmet Ali Paşa 'yı ikna ederek Kütahya Antlaşmasının
yapılmasını sağlamışlardır.1848 ihtilalleri neticesinde başlayan Macar milli
hareketi, Avusturya ve Rusya tarafından kanlı bir şekilde bastırılınca,
hareketin liderlerinden Kossuth Lajos, Bathyayi ve Mesreras 1849 'da Osmanlı
baskılarına rağmen Osmanlı Devleti mültecileri geri vermedi. Kossuth (Koşut)
ve maiyeti Kütahya 'ya yerleştirildiler. 1851 tarihine kadar Kütahya 'da
kaldılar. Kaldıkları ev bugün müze haline getirilmiştir ve ziyaretçilere
açıktır.
KÜTAHYA'DA KURULU YAŞAYAN BAZI OSMANLI VAKIFLARI
Ünlü gezgin Evliya Çelebi'nin deyişiyle 'Vezaret' veya 'Paşa Sancağı' diye
anılan Kütahya'da Osmanlılar 183 vakıf kurmuşlar Vakfiyelerde adı geçen
eserler Kütahya'dan Denizli, Uşak, Afyon, Eskişehir, Bursa ve İstanbul'a
kadar uzanan çeşitli akaı kapsamaktadır.
Vakfedilmiş bu eserler ile üzerinde kurulu vakıflardan bugünün Kütahya'sında
yaşamını sürdüren bazıları:
(802 H) YILDIRIM BAYEZİT VAKFI (1386 M)
Kütahya İl Merkezinde Ulu Camii (1410), Kütahya-Eskişehir devlet karayolu
üzerinde kavaklık ve ekenek (arazi)
(814 H) GERMİYANOĞLU YAKUP ÇELEBİ VAKFI (1398 M):
Kütahya İl Merkezinde İmaret Mescidi (Çini Müzesi) ve türbesi (141 I),
lojman Binası (İdari Bina)
(879 H) GEDİK AHMET PAŞA VAKFI (1472)
Kütahya İl Merkezinde Küçük ve Büyük Bedestenler, balıkçı dükkanları (bugün
şahıs tapulu, Simav'da Kuniz Köyü ve arazisi (bugün şahıs tapulu)
Afyon İl Merkezinde İmaret Camii (1474), İmaret Hamamı ve Medrese (Eski
Müze)
İstanbul'da Kadırga Limam'nda bahçe, balıkçı dükkanları ve iki hamam.
(889 H) HİSARBEYOĞLU MUSTAFA BEY VAKFI (1484 M):
Kütahya İl Merkezinde Çifte Hamam (Küçük Hamam) Erkekler Hamamı (1387),
Kadınlar Kısmı (1484), Saray
(Hisarbeyoğlu Mustafa Camii (1487).
(917 H) KARAGÖZ PAŞA VAKFI (1509)
Kütahya İl Merkezinde Karagöz Ahmet Paşa Camii (1512) ve Medrese Avlusu,
dükkanlar, lojman binası.
(977 H) LALA HÜSEYİN PAŞA İBNİ ABDURRAHMAN VAKFI (1570):
Kütahya İl Merkezinde Lala Hüseyin Paşa Camii (1566) ve Lala Hüseyin Paşa
Hamamı (1570)
(1137 H) SİLAHTAR MEHMET PAŞA VAKFI (1724)
Kütahya İl Merkezinde Takvacılar (Demirtaş Paşa Camii 1402) Camii (1761) ve
dükkanlar.
(1272 H) HACI ALİ MOLLAZADE İBRAHİM EFENDİ İBNİ ALİ MOLLA VAKFI (1855):
Kütahya İl Merkezinde Mollabey Camii (1856) ve kütüphanesi, dükkanlar.
(1287 H) ANADOLU VALİSİ ESHAP MERHUM DERVİŞ PAŞA SADETTİN CAMİİ VAKFI
(1872): Kütahya İl Merkezinde Sadettin Camii (1697-1870) ve dükkanlar
(835 H) BABUK BEY BİN YAKUP BEY VAKFI (1419) Kütahya Emet ilçesinin tümü
tavizli ve Babuk Bey (Çarşı) Camii
(1004 H) BABUSSADE AĞASI MERHUM GAZANFER AĞA VAKFI (l 595) Kütahya, Gediz
İlçesinde Gazanfer Ağa Hamamı.
KÜTAHYA'DA HİZMET ETMİŞ BAZI OSMANLI BÜYÜKLERİ
299 zeamet, 7166 tımara ayrılmış Anadolu, Beylerbeyliği'nin hası on yük (bir
milyon) akçedir. Cebeliler dahil 17.000 süvari, 40.000 beratlı piyade
çıkarmaktadır. Anadolu Beylerbeyliği, Anadolu Divam'nın başı ve Divan-ı
Humayun'un üyesidir. Kütahya'da hizmet görmüş bazı Osmanlı büyükleri ile
görev süreleri şöyledir.
Sultan Yıldırım Bayezit
İshak Paşa
Gedik Ahmet Paşa
Mehmet Paşa
Hersekzade Ahmet Paşa
Hadim Sinan Paşa
Şehzade Bayezit
Sultan II. Selim
Lala Hüseyin Paşa
Hekimoğlu Ali Paşa
İzzet Ali Paşa
Alo Paşa
Vahid Paşa
Mehmet Emin Rauf Paşa
Fuat Paşa
(1381-1389) Şehzade, Kütahya Valisi Osmanlı Sultanı.
(1451-1471) Sadrazam, Anadolu Beylerbeyi ve Kütahya Valisi.
(1472-1473) Sadrazam, Anadolu Beylerbeyi ve Kütahya Valisi.
(1479-1481) Akkoyunlu Şehzade, Fatih'in Damadı, Anadolu Beylerbeyi ve
Valisi.
(1481-1498) 4 kez Anadolu Beylerbeyi ve Kütahya Valisi, 4 kez Veziriazam.
(l513-1514) Anadolu Beylerbeyi ve Kütahya Valisi, Rumeli Beylerbeyi,
Veziriazam.
(1542-1558) Şehzade, Kütahya Valisi.
(1558-1566) Şehzade, Kütahya Valisi, Osmanlı Sultanı.
(1566-1568) Anadolu Beylerbeyi ve Kütahya Valisi.
(1725-1757) 5 kez Anadolu Beylerbeyi ve Kütahya Valisi, Sadrazam.
(1733-1745) Anadolu Beylerbeyi ve Kütahya Valisi, Edip, Şair
(1794-1796) Anadolu Beylerbeyi ve Kütahya Valisi, Rumeli Beylerbeyi
(1809-181 I) Reisülküttap, Kütahya Vahid Paşa Kütüphanesi Hafızıkütübü,
Halep Valisi
(1832) 5 kez Sadrazam, Anadolu Beylerbeyi ve Kütahya Valisi
(1893-1908) Rumeli Beylerbeyi, Kütahya Mutasarrıfı.
KÜTAHYA DOĞUMLU BAZI BÜYÜKLERİMİZ
Selçuklu, Germiyanlı ve Osmanlı dönemi Kütahya'sı önemli kültür ve sanat
merkezlerinden biridir. Pek çok devlet adamı, şairi, yazarı, bilgesi,
düşünürü ve sanatçısı aramdan bazıları şunlardır.
Ahmet Dai:
14. yy sonu l S.yy başında yetişmiş Germiyanlı şair ve alimdir. Müderrislik
ve kadılığının yanında verimli bir yazardır. Esrarname, Cenkname, Ukud-ül
Cevahir, Farisi Divanı, Vasiyet-i Nuşirvan ve Türkçe Divanı günümüze ulaşan
eserlerinden bazılarıdır.
Ahmedi:
14.yy ortalarında yetişmiş felsefe, tıp, tarih hocalığı yapmış Germiyanlı
şair ve bilgindir. Anadolu klasik Türk şiirinin kurucularındandır. Sekiz bin
mısralı Ahmadi Divanı, Osmanlı tarihi eklenmiş İskendername'si ve Cemşid-i
Hurşid'i ünlü eserleridir.
Şeyhi:
Asıl adı Yusuf Sinan ve mesleği hekimlik olan Şeyhi, divan edebiyatımızın
seçkin simalarındandır. Doğum tarihi bilinemeyen şair göz hekimi olarak
Germiyan Beyi Yakup Çelebi ve Osmanlı Sultanı Çelebi Mehmet'in özel
doktorluğunu yaptığına göre l S.yy ortalarına kadar yaşamış olmalıdır.
Divan-ı Şeyhi, Harname, Hüsrevü Şirin ve Dürrul Akaid adlı eserlerin
yazarıdır.
İlyas Paşa:
Mevlana'nın oğlu Sultan Veled'in kızı Abide Mütahhare ile Germiyan Şahı
Süleyman'ın oğludur.
Çelebi Burhan:
Mevlevi Şeyhi ve şair. Farsça ve Türkçe güzel şiirler yazdığı, l 396 yılında
vefat ettiği ve Erguniye Türbesine gömüldüğü bilinmektedir. Dergah kayıtları
İlyas Paşa'nın oğlu olduğunu düşündürmektedir.
Ergun Çelebi:
Mevlana'nın dördüncü göbek torunu olup, Kütahya Mevlevi Dergahının
postnişinidir. İşaret-ül Beşare adlı risalesi ve bir Gençname'si vardır.
Evliya Çelebi:
(Kütahya 1611 - Mısır 1682'den sonra) Zeryen Mahallesi'nde doğmuştur. Babası
Derviş Mehmet Zilli ile 21 yaşma kadar Kütahya'da oturmuş, medrese eğitimi
almıştır. En parlak döneminde tüm Osmanlı Eyaletleri'ni, Almanya, Avusturya,
Rusya gibi üç kıtada pek çok ülkeyi 51 yıl boyunca gezmiş, seferlere
katılmıştır. Görüp gözlediklerini l O ciltlik Seyahatname adlı eserinde
toplayan Evliya Çelebi, tarih, istatistik, coğrafya, halkbilimi alanlarında
eser veren her yazara kaynak olmuştur.
Asım Gündüz:
(1880-1970) Asker. Harp Akademisini bitirmiş, Balkan ve Kurtuluş Savaşlarına
katılmıştır. Sakarya Savaşı'nda altın liyakat madalyası kazanmış, ismet Paşa
ile birlikte Mudanya Mütarekesi'ne katılmıştır. Genel Kurmay İkinci
Başkanlığı, Yüksek Askeri Şura üyeliği ve milletvekilliği yapmıştır. Montrö
Anlaşması ve Hatay'ın bağımsızlığı için yapılan görüşmelere Türk Askeri
Heyeti Başkanı olarak katılmıştır.
Hisarlı Ahmet:
(1908-1984) Kütahya Türkülerini derleyip TRT repertuarına kazandıran saz ve
ses sanatçısıdır. Asıl mesleği yemenicilik olan Ahmet Hisarlf nın bugün eli
saz tutan her Kütahyalı sanatçıda emeği vardır.
Oktay Aslanapa:
(1914-....) Sanat tarihçisi. Edebiyat, tarih, felsefe ve coğrafya okumuş.
Uzmanlık eğitimini Viyana'da almıştır. Edirne'de Osmanlı Devri Abideleri,
Karaman Devri Sanatı, Türk Sanatı, Çini ve Minyatür Sanatı, Türk Tarihi,
Kırım ve Azerbaycan'da Türk Eserleri, Anadolu'da Türk Çini ve Keramik Sanatı
başlıca eserleridir.
Ahmet Yakupoğlu:
(1920-...) Ressam, Minyatürist ve Neyzen. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar
Akademisi Feyhaman Duran Atölyesi mezunudur. Ord. Prof. Süheyl Ünver'den
tezhip ve minyatür, Neyzen Halil Dikmen'den ney dersleri almıştır. 3000'i
aşkın yağlı boya tablonun, Boğaziçi (Anadolu Yakası), Rengarenk Kütahya ve
Nasrettin Hoca Minyatürleri adlı basılmış üç eserin sahibidir. Resim ve
tezyini sanatlarda, musiki alanında çok sayıda öğrenci yetiştirmiştir. Halen
Kütahya'da yaşayan sanatçı, eserlerini ve kendi yaptırdığı Çinili Camii ile
evini ve arazisini vakfederek kurduğu Ahmet Yakupoğlu Kültür ve Sanat
Vakfı'nın başındadır.
KUTAHYA'DAKI BEYLİKLER VE OSMANLI DÖNEMİ ESERLERİNDEN BAZILARI
A. MEDRESE VE KÜTÜPHANELER:
İshak Fakih Medresesi XIV.yy
Vacidiye Medresesi XIV. yy
Balabaniye Medresesi XIV. yy
Yakup Çelebi Medresesi XV. yy
Timurtaş Paşa Medresesi XV. yy
Karagöz Paşa Medresesi XVI. yy
Rüstem Paşa Medresesi XVI. yy
Hatuniye Medresesi XVI. yy
Molla Halil (Kazasker) Medresesi XVI. yy
Molla Bey Medresesi XIX. yy
İshak Fakih Kütüphanesi
Yakup Çelebi Kütüphanesi
Rüstem Paşa Kütüphanesi
Müftü Efendi Kütüphanesi
Molla Bey Kütüphanesi
Vahid Paşa Kütüphanesi
B. SARAY VE KONAKLAR:
Germiyanoğlu Sarayı
Osman Paşa Sarayı
Defterdar Konağı
Karaa Konağı
Bandımzade Konağı
Germiyan Konağı
Hükümet Konağı
C. HAMAMLAR VE ÇEŞMELER:
Yoncalı Hamamı Xlll.yy
Çifte (Küçük) Hamamı XV.yy
Eydemir (Elvan Bey) Hamamı XV.yy
Kazasker (Pazar) Hamamı XVI.yy
Balıklı Hamamı XVI.yy
Lala Hüseyin Paşa Hamamı XVI.yy
Kemer Hamamı XVI.yy
Şengül Hamamı XVI.yy
Yeni Mahalle Hamamı XIX.yy
Sakahane Xlll.yy
Çukur Çeşme 1550
Hacı Evren Çeşmesi XVI.yy
Yakupoğlu Çeşmesi XVI.yy
Ilık Çeşme 1729
Yeğen Mehmet Paşa Çeşmesi 1764
Kel Hüseyin Çeşmesi 1779
Kuşlu Çeşme XVIII.yy
Meydanbaşı Çeşmesi XVIII. yy
Melek Girmez Sokağı Çeşmesi XVIIl.yy
Mehterbaşızade Mehmet Ağa Çeş. 1804
Münire Hatun Çeşmesi 1908
İshak Fakih Çeşmesi 1892
Hürriyet Çeşmesi 1908
D. CAMİVE MESCİTLER:
Balıklı Camii Xlll.yy
Hıdırlık Mescidi XIII. yy
Hazer Dinari Mescidi XIII. yy
Analıca Mescidi XIII. yy
Kurşunlu Camii XIV. yy
Çatalçeşme Mescidi XIV. yy
Timurtaş Paşa Camii XIV. yy
Ulu Camii XV. yy
Arslan Bey (Meydan Camii) XV. yy
Saray Camii XV. yy
Karadonlu Mescidi XVI. yy
Karagöz Ahmet Paşa Camii XVI. yy
Şengül Camii XVI. yy
Lala Hüseyin Paşa Camii XVI. yy
Ahi Evren Mescidi XVI. yy
Hatuniye Camii XVI. yy
Cedid Mescidi XVI. yy
Hisaraltı Mescidi XVI. yy
Kükürt Köyü Camii XVII. yy
Özbek Camii XVIII. yy
Alo Paşa Camii XVIII. yy
Ahırardı Camii XIX. yy
Bülbül Mescidi XIX. yy
Deveyatağı Mescidi XIX. yy
Sultanbağı Mescidi XIX. yy
Kadidler Camii XIX. yy
Yeşil Camii 1905
Hükümet Konağı Mescidi 1907
Küpecik Camii 1911
E. TEKKE VE TÜRBELER:
Eyvan Türbe XIII. yy
Paşam Sultan Türbesi XIV.yy
Mevlevihane ve Erguniye Türbesi XIV. yy
Balıklı Tekkesi XlV.yy
İshak Fakih Türbesi XIV.yy
Yakup Çelebi Türbesi XV.yy
Ulu Camii Türbesi XV.yy
Ahi Evran Tekkesi XVI.yy
Karadonlu Tekke ve Türbesi XVI.yy
Karagöz Ahmet Paşa Türbesi XVI.yy
Şeyh Buhari Türbesi XVI.yy
Sunullah Gaybi Türbesi XVII.yy
Alemberdar Türbesi XVII.yy
Cafer Dede Türbesi XVII.yy
Şeyh Salih Tekkesi ve Türbesi XIX.yy
Fatma Ana Türbesi XIX.yy
Gümüşeşik Tekkesi XIX.yy
MİLLİ MÜCADELE YILLARINDA KÜTAHYA:
İZMİR 'in 15 Mayıs 1919 da yunanlılar tarafından işgali ve düşman
kuvvetlerinin anadolu içlerine doğrı ilerlemeğe başlaması üzerine bütün
yurtta olduğu gibi Kütahya 'da Kuvayi Milliye teşkilatı kuruldu ve 20 Eylül
1919 'da faaliyetlerine başladı.Kurulan teşkilat halktan maddi ve manevi
büyük destek gördü. Teşkilat başkanı askeri şube reisi Nüzhet Bey 'di.Çerkez
Ethem Bey 'in maiyetindeki müfreze kumandanlarından Piriştineli İsmail Hakkı
Bey, Kütahya 'ya gelerek "Müdafaai Hukuk merkezi" ile müştereken faliyet
göstermeğe başladı. Silah, cephane ve para tedarikine ve asker toplanmasına
başlandı. 21 Temmuz 1920 de başlıyan çalışmalar sonucunda kısa süre sonunda
"Kütahya milli taburları teşkil edildi. 6 Ağustos 1920 de Afyon 'da bulunan
Mustafa Kemal Paşa, İsmail Hakkı bey 'in daveti üzerine Kütahyaya geldi ve
istasyonda "Kütahya milli alayını" teftiş ederek takdirlerini bildirdi.
Kütahyada bir kaç saat kalan T.B.M.M. si başkanı Mustafa Kemal Paşa,
ayrılırken, Mutasarruf said beye Kütahya halkına karşı takdirlerini bildiren
bir yazı vermiştir.
KÜTAHYA MUTASARRIFI SAİD BEYEFENDİYE
Büyük Millet meclisinin selam ve ihtiramını muhterem halkımıza, Kahraman
orduya ve Hamiyetkar memuriyne tebliğ etmek üzere Kütahyayı dahi ziyaret
eden heyetimiz, burada gördüğü mefharetbahş ve itmi 'nanaver tezahuratı
samimiye ve aliyeden dolayı fevkalade müftehir ve mesrurdur. Vatanperver
Kütahya ahalisinin mali fedakarlığı, maddi ve manevi himemat ve mesaisiyle
beş on gün zarfında ihzar ve techiz edilen binlerce mevcuda baliğ kıtaat-ı
askeriyenin giriştiğimiz dini, millii, vatani mücadelede muzafferiyetimizi
temin edecek kahraman bir zümre olarak isbat-ı fedekari edeceğinden eminiz.
Gerek zat-ı aileleriyle Müdafaai Hukuk gayyürüyesini, gerek umum Kütahya
halkının mucib-i mübahhat olan himematından dolayı hissettiğimiz şükranı,
Büyük Millet meclisini namına beyan ile arz-ı veda eder ve işbu ihtisasat-ı
mahmedefkaranemizin aynen bütün ahaliye tebliğ buyrulmasını rica ederiz.
6 Ağustos 1336 (1920)
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ REİSİ
Mustafa KEMAL |
|